Almanca ifadeler, kelimeler ve dil bilgisi anlaşılır biçimde

Kelimesi kelimesine: boyun ve bacak kırılsın = Anlamı: bol şans!
Bu deyim «bol şans» anlamına gelir, özellikle sınav veya sahne öncesi. İngilizce break a leg gibi: felaket dilenir ki başına gelmesin.

«Handy» cep telefonu demek, «kullanışlı» değil
Almancada Handy cep telefonudur. İngilizce handy «kullanışlı» demektir; Almancada bu anlam için praktisch veya nützlich kullanılır.

Ağız + atmak = köstebek
Türkçede köstebek denir. Almancada Maulwurf, Maul (ağız/burun) ve werfen (atmak) birleşimidir: hayvan toprağı yukarı iter.

Kelimesi kelimesine: kurabiyenin üzerinde yürümek = Anlamı: birini sinir etmek
Bu deyim birinin "sinirlerine dokunmak" veya onu rahatsız etmek anlamına gelir. Günlük Almancada "Keks" (kurabiye) kelimesi bazen baş anlamında argo olarak kullanılır. Birinin kurabiyesi üzerinde yürümek, onun sinirlerini çiğnemek demektir.

Hassas durumlarda gösterilen incelik veya sezgi.
'Finger' (parmaklar), 'Spitzen' (uçlar) ve 'Gefühl' (his) kelimelerinden oluşur. Karmaşık sorunları dikkat ve empatiyle ele alma yeteneğini tanımlar. Türkçede tam karşılığı olan tek bir kelime yoktur, ancak 'ince düşünce' veya 'nabza göre şerbet vermek' deyimiyle ifade edilebilir.

stinken (kötü kokmak) + Tier (hayvan) = kokarca
Kelime "stinken" (kötü kokmak) ve "Tier" (hayvan) sözcüklerinden oluşur. Tıpkı Türkçedeki "kokarca" kelimesinin kokmak fiilinden türemesi gibi, Almancada da bu hayvan savunma amacıyla salgıladığı kötü kokulu sıvıdan dolayı bu ismi almıştır.

"Der Chef" patron veya yönetici demektir, aşçı değil.
Kelime Fransızcadan gelmektedir ve İngilizcedeki "chef" (aşçı) kelimesiyle karıştırılabilir. Türkçede "şef" hem yönetici hem de aşçıbaşı için kullanılsa da, Almancada sadece patron veya yönetici anlamındadır. Yemek yapan kişiye "der Koch" denir.

"-schaft" ile biten isimler her zaman dişildir.
"-schaft" son eki, "die Freundschaft" (arkadaşlık) veya "die Wissenschaft" (bilim) gibi başka kelimelerden isimler türetir. Bu kelimeler istisnasız olarak "die" artikelini alır.

Kelimesi kelimesine: bir tekeye sahip olmak. Anlamı: bir şeyi yapmaya hevesli olmak.
Bu günlük konuşma ifadesi, bir şeyi yapmak istemek veya 'canı istemek' anlamına gelir. Kökeni Romanca açlık anlamına gelen 'bokh' kelimesine dayanır ve aslında keçilerle hiçbir ilgisi yoktur.

Belirli bir grubun bir mekanda kendilerine ayrılmış masada düzenli olarak buluşması.
"Stamm" (kabile/gövde) ve "Tisch" (masa) kelimelerinin birleşimidir. Türkçedeki "müdavim masası" kavramına benzer şekilde, hem düzenli olarak toplanan grubu hem de mekanda bu gruba ayrılan fiziksel masayı ifade eder.