Her gün taze — minik Almanca keşifler

Kelimesi kelimesine: kurabiyenin üzerinde yürümek = Anlamı: birini sinir etmek
Bu deyim birinin "sinirlerine dokunmak" veya onu rahatsız etmek anlamına gelir. Günlük Almancada "Keks" (kurabiye) kelimesi bazen baş anlamında argo olarak kullanılır. Birinin kurabiyesi üzerinde yürümek, onun sinirlerini çiğnemek demektir.

Hassas durumlarda gösterilen incelik veya sezgi.
'Finger' (parmaklar), 'Spitzen' (uçlar) ve 'Gefühl' (his) kelimelerinden oluşur. Karmaşık sorunları dikkat ve empatiyle ele alma yeteneğini tanımlar. Türkçede tam karşılığı olan tek bir kelime yoktur, ancak 'ince düşünce' veya 'nabza göre şerbet vermek' deyimiyle ifade edilebilir.

stinken (kötü kokmak) + Tier (hayvan) = kokarca
Kelime "stinken" (kötü kokmak) ve "Tier" (hayvan) sözcüklerinden oluşur. Tıpkı Türkçedeki "kokarca" kelimesinin kokmak fiilinden türemesi gibi, Almancada da bu hayvan savunma amacıyla salgıladığı kötü kokulu sıvıdan dolayı bu ismi almıştır.

"Der Chef" patron veya yönetici demektir, aşçı değil.
Kelime Fransızcadan gelmektedir ve İngilizcedeki "chef" (aşçı) kelimesiyle karıştırılabilir. Türkçede "şef" hem yönetici hem de aşçıbaşı için kullanılsa da, Almancada sadece patron veya yönetici anlamındadır. Yemek yapan kişiye "der Koch" denir.

"-schaft" ile biten isimler her zaman dişildir.
"-schaft" son eki, "die Freundschaft" (arkadaşlık) veya "die Wissenschaft" (bilim) gibi başka kelimelerden isimler türetir. Bu kelimeler istisnasız olarak "die" artikelini alır.

Kelimesi kelimesine: bir tekeye sahip olmak. Anlamı: bir şeyi yapmaya hevesli olmak.
Bu günlük konuşma ifadesi, bir şeyi yapmak istemek veya 'canı istemek' anlamına gelir. Kökeni Romanca açlık anlamına gelen 'bokh' kelimesine dayanır ve aslında keçilerle hiçbir ilgisi yoktur.

Belirli bir grubun bir mekanda kendilerine ayrılmış masada düzenli olarak buluşması.
"Stamm" (kabile/gövde) ve "Tisch" (masa) kelimelerinin birleşimidir. Türkçedeki "müdavim masası" kavramına benzer şekilde, hem düzenli olarak toplanan grubu hem de mekanda bu gruba ayrılan fiziksel masayı ifade eder.

çırpınan fare (Fleder + Maus)
Kelimenin ilk kısmı, Eski Yüksek Almancada «kanat çırpmak» anlamına gelen «fledaron» sözcüğünden gelir. Almancada bu uçan memeliler için «fare» (Maus) kelimesi kullanılsa da, biyolojik açıdan farelerle akraba değillerdir.

Ebeveynler veya ev arkadaşları uzakta olduğu için evin sana kalması.
Kelime anlamı 'fırtınasız'dır. Türkçede tam karşılığı olan tek bir kelime yoktur, ancak 'ev boş' veya 'ev bana kaldı' ifadelerine benzer. Konuşma dilinde evde yalnız ve rahat olma durumunu anlatır, genellikle parti verilebileceği imasını taşır.

vurmak + eşya = bateri
Kelime, «schlagen» (vurmak) fiili ve «Zeug» (eşya, şey) isminin birleşmesinden oluşur. Türkçedeki «vurmalı çalgılar» terimine benzer şekilde, enstrümanı çalmak için yapılan fiziksel eylemi doğrudan ifade eder.